Sag Harbor’da Zen’den ilham alarak inşa edilmiş bu etkileyici malikane, modern mimarinin sadeliği ile Hamptons’ın sahil cazibesini buluşturuyor. Japon mimar Tadao Ando’nun minimalist yaklaşımından esinlenen proje, form ve fonksiyonun kusursuz bir uyum içinde birleştiği etkileyici bir yaşam alanı sunuyor. Tasarım detaylarında yalın çizgiler, doğal malzemeler ve iç mekâna huzur getiren geniş cam yüzeyler öne çıkıyor. Bu estetik anlayış, eve adım atan herkes için meditasyon gibi bir dinginlik sağlıyor. Bu muhteşem yapının tüm detaylarını birlikte keşfedelim.
Yaklaşık 930 metrekarelik geniş iç hacme sahip mülk, beş ferah yatak odasıyla konuklarına konforlu bir alan sunuyor. Ana suit, kat planının kalbinde yer alıyor ve okyanus manzarasına açılan özel bir terasla tamamlanıyor. Gömme dolaplar, doğal taş banyo ve minimalist dokunuşlar, mekanın zamansız şıklığını vurguluyor. Kullanılan nötr tonlar ve yumuşak dokular, doğal ışıkla birleşerek her odaya sakin bir atmosfer yayıyor.

Evdeki yaşam alanları, cam kayar kapılarla geniş bir terasla bütünleşiyor. Bu geçiş, açık hava yaşamını adeta bir iç mekân uzantısına dönüştürüyor. Isıtmalı havuzun yanı sıra, geniş bir açık hava yemek alanı ve barbekü köşesi, yılın her dönemi keyifli buluşmalara zemin hazırlıyor. Doğrudan sahile erişim sunan özel patika sayesinde Atlantik’in sonsuz maviliğine birkaç adımda ulaşmak mümkün.
Malikane, konforu bir adım öteye taşıyarak çok yönlü bir yaşam alanı yaratmak üzere tasarlanmış. Profesyonel donanıma sahip bir spor salonu, yoğun şehir temposundan kaçıp formda kalmak isteyenlere hitap ediyor. Spa alanındaki sauna ve buhar odası ise günlük rutini küçük bir ritüele dönüştürüyor. Tesisin sunduğu imkânlar, hem bedeni hem zihni yenilemeye odaklanan bir deneyim yaşatıyor.

Evin en dikkat çekici özelliklerinden biri de tenis kortu. Yüksek kaliteli zemini ve LED aydınlatmasıyla günün her saatinde kullanılabiliyor. Bu alan, spor meraklıları için sosyal bir buluşma noktası olarak öne çıkıyor. Ayrıca mülk, tekne severler için de ayrıcalıklı bir yaşam tarzı vaat ediyor; özel rıhtımı sayesinde yelkenli veya motor yat ile denize açılmak son derece kolay hale geliyor.
İç mekân dekorasyonu, doğaya saygılı malzemelerle şekillenmiş. Geri dönüştürülebilir ahşap paneller, enerji verimliliği sağlayan yalıtım çözümleri ve doğal taş döşemeler, çevre bilincini estetik bir anlayışla harmanlıyor. Bu yaklaşım, malikaneyi sürdürülebilir lüks kavramının çağdaş bir temsilcisine dönüştürüyor. Sahip olduğu LEED sertifikası, çevre dostu tasarımı uluslararası standartlarla tescilliyor.

Yemek alanı, geniş cam duvarları sayesinde gün ışığını maksimum seviyede içeri taşıyor. Özel tasarım mutfak adası, profesyonel mutfak ekipmanları ve gömme dolaplarıyla gurme yemek deneyimlerine ev sahipliği yapıyor. Akşam yemeklerinde geniş terasta kurulan sofralar, dalga seslerinin fonunda unutulmaz anlar yaşatıyor.
Sag Harbor’ın bu zamansız malikanesi, konumu itibarıyla da ayrıcalık sunuyor. New York’a birkaç saatlik mesafede olması, hem yaz tatilleri hem de yıl boyu kaçamaklar için ideal bir konum avantajı sağlıyor. Yakındaki sanat galerileri, restoranlar ve butik mağazalar, sakin bir yaşamın yanında sosyal bir dinamizm de katıyor.
Bu etkileyici ev, estetik anlayışı, modern tasarımı ve kusursuz işçiliğiyle zamansız bir yaşam vizyonu ortaya koyuyor. Şehrin karmaşasından uzaklaşıp doğayla uyum içinde, huzurlu ve rafine bir yaşam hayal edenler için Sag Harbor’da yeni bir dönem başlıyor.
Kaynaklar: Robb Report, Douglas Elliman Real Estate
Hamptons’ta sadeliğin zarafetini keşfettikten sonra, Karayipler’in kristal sularına nazır ultra lüks bir yaşama göz atmak için tıklayın.








